Aşka Olan İnancımızı kaybedebilir miyiz? Kaybedersek bile neden kaybederiz?

Aşka Olan İnancımızı kaybedebilir miyiz Kaybedersek bile neden kaybederiz?

Evet aşka olan inancımızı kaybedebiliriz ve bunun sebebi genellikle yanlış insana aşık olmakla başlar , yanlış bir insana aşık olduğumuz zaman o kişi tarafından kullanıldığımız da, hakaret yediğimizde aldatıldığımız da veya sevgimizin karşılığını göremediğimizde aşka olan inancımızı kaybederiz.

Aska olan inancını aslında kendi yaptığın hata yüzünden kaybedersin çünkü sen i sevdiğin kişiye güvenmeseydin aska dair inancın yuksek olurdu

Aşka olan inanç bir çok nedenden kaybedebiliriz. Bunun başı aldatılmak sadakatsızlıktır. Başımıza böyle bir olay geldiği zaman bir dahaki sefere yine aynısı olacak düşüncesi ile aşka olan inancımızı kaybedebiliriz. Yada tanıdıklarımızın çevremizin gördüğümüz insanların başına gelen şeylerde aynı şekilde. Yine aşka olan inancın bitmesine sebep olabilir.

Güven sorunu oluyor


Aşka olan inancımızı, kaybederiz hissler bazen ölür zamanla tekrar düzelir ama. Sonra tekrar sever insan

Aşka olan inancımızı deği de aşk duygumuz zedeleyen insana inancımızı kaybederiz. Aşka olan inanç kaybolsaydı, ikinci kez hiç kimse aşık olamazdı.

Aşka olan inancını geçmişteki ilişkinde yaptığın hatalar yüzünden kaybedebilirsin, ama tabiki bu birdaha aşık olup yeni bir ilişki kuramıycağın anlamına gelmiyor.

Senle irtibatını kestikten sonra aşık olsan neye yarar?

Yaşla beraber de aşka olan inanç yerini mantığa bırakıyor. Heyecanlanmak yerine, sürekli yenilik istemek yerine; alışılmış mutluluğu, standart hayatı istiyoruz. Günümüz ilişkileri, eski ilişkiler gibi değil diyen insanları sık sık duyarsınız. Aslına bakarsak, hiçbir şey eskisi gibi değil. Evlilikten beklenti, aile olma isteği, mutluluktan beklenti…

Aşka olan inancını herkes kalıcı veya geçici ol ak üzere dönem dönem kaybedebilir. Özellikle modern insanın aşk anlayışı orta ve yeni çağdaki abartılı bir romantizmden uzaktır. Modern yakın çağ insanı özellikle milenyum insainsana çok materyalisttir. Benmerkezci ve egosantrik yapıları, pragmatik yanları her zaman daha ön plandadır. Geçmişe kıyasla temel ihtiyaçlarını daha fazla karşılayan, sınıfların arası geçişkenliğin yüksek olduğu topluluklarda aşk duygusu da erozyona uğrar. Aşk dediğimiz olgu dervişlerin de dediği gibi daha çok çilekeşlik ve fedakarlık demektir. Aşk duygusu geçmişteki ideal halini yitirdiği, erozyona uğradığı ve sakız haline gelip anlamsızlaştığı ve maddeleştiği için inanan insan daha az olmuştur.

aşka olan inancımızı birisine aşık olup karşılığını göremedinizden dolayı kaybeder bir dahada aşık olmaz ve soğursunuz yani aşkın önemini anlamak ve yaşamak için doğru kişiyle ilişki yani aşk yaşamak lazımdır.

Elbet kaybedilebilir. Ama sonsuza dek kaybedilecek bir durum değildir. Nasıl ki aşkı kaybetmeye vesile olan kişi karşımıza çıkıyorsa, aynı şekilde kazanmamıza yardımcı olan biri de çıkabilir.