Kyoto Protokolü'nün önemi nedir?

Kyoto protokolü’nün önemi ve bu antlaşmanın bağlayıcı nitelikte olmamasının sonuçları nelerdir?

Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslararası tek çerçeve. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanmıştır.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi kapsamında, 11 Aralık 1997’de düzenlenip imzalanan, küresel ısınma ve iklim değişikliğine ilişkin ölçüt ve önlemleri içeren sözleşmedir.

Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslararası tek çerçeve. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanmıştır.
Yürürlük: 16 Şubat 2005
İmzalanma: 11 Aralık 1997
İmzalayanlar: 181 ülke ve diğer devlete bağlı örgütler (Şubat 2009)

Kyoto Protokolü, sera etkisi yaratan gazların salımlarını kısmak üzere sanayileşmiş ülkelere çeşitli hedefler belirleyen uluslararası bir anlaşmadır. Bu protokol, 1997 yılında oluşturulmuştur. En az 55 ülke tarafından imzalandı. Rusya 18 Kasım 2004’te nihayet protokolü imzaladı. ABD, Avustralya, Hırvatistan ve Monako bu protokole imza atmamış durumdadır. Kyoto’nun Rusya’nın ekonomik büyümesini kötü etkileyeceği yönünde kaygılar da hala var. ABD Başkanı George Bush, protokolü uygulamaya kalkmanın ABD ekonomisine ağır hasar vereceğini söyleyerek, 2001 yılında anlaşmadan çekilmiştir. Amerikan ekonomik durumunun iyi olması, dünyanın iyi olmasından iyidir. Bu bir Amerikan emperyalist yaklaşımıdır.

Birleşmiş milletlerin desteklediği bir çalışma , projenin amacı dünyanın çevre sorunları ve küresel ısınma en önemli üzerinde durduğu konudur.

Kyoto Protokolü nedir?

Kyoto Protokolü küresel ısınma, iklim değişikliği ve karbon salınımıyla mücadeleye yönelik imzalanmış olan uluslararası bir antlaşmadır. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde, 160 ülke tarafından 1997 yılında imzalanmıştır. Yürürlüğe girmesi ise 2005'i bulmuştur.

Sözleşmeye göre karbondioksit ve sera etkisine sebep olan gazların salınımının azaltılması amaçlanmıştır. İmzalayan ülkeler atmosfere saldıkları karbon miktarını 1990 yılındaki düzeylerine düşürmeyi taahhüt etmişlerdir.

Sözleşmede çevre dostu alternatif kaynaklara yönelme, atmosfere salınan sera gazı miktarını %5’e çekme, daha az enerji ile ısınma, daha az enerjiyle çalışan makinelerin endüstriye kazandırılması, fosil yakıtların yerine bio dizel yakıtların kullanımı, Güneş enerjisinin önünün açılması gibi hususlar düzenlenmiştir.

Kyoto Protokolünde devletler Ek1 ve Ek2 ülkeleri olarak ayrılmıştır. Ek1 ülkeleri gelişmiş ülkelerdir. Bu ayrımın yapılmasının nedeni gelişmiş ülkelerin sera gazı salınımının çok daha yüksek olması ve protokolün bu ülkeler için daha fazla kısıtlayıcı olmasıdır. Bu sınıflandırmayla gelişmiş ülkelerin sera gazının azaltılması ve gelişmemiş ülkelerin de Ek1 ülkeleri tarafından desteklenmesi amaçlanmıştır.