Tuhaf güzellik anlayışları

Geçmiş yıllarda dahil olmak üzere karşınıza çıkan en tuhaf güzellik anlayışları nelerdir?

küçükken iri yapılı olmak hobimdi. Şimdi ise narin ince bir vücutlu olmanın hayalindeyim. ne tuhaf değil mi?

Her kadın makyajlı olduğunda güzel sanılıyor ama sadece o makyaj bir kusuru kapatmak olduğunu bilmiyorlar. Asıl güzellik anlayışı insanlığı, karakteri olmalıdır.

Valla bir arkadaşım vardı. Erkeğin ellerinde damarları belli olana aşık olurdu. O nasöl bir güzellik anlayışıdır çözemedim kendisini hiç.

Yüzdeki benleri güzel bulanları anlamıyorum, vardır belki bir hikmeti ama bana hep tuhaf gelmiştir.

Bir zamanlar şimdi duysaniz yok daha neler diyeceğiniz düzeyde güzellik anlayışları varmış. Bu tuhaf algılar farklı biçimlerde günümüzde de görülebiliyor. Örneğin 2018 yılında Japonlarda moda olan çarpık dişler ve bunlara sahip olmak için özellikle para verip operasyon yaptırmaları ve bunun gibi birsürü şey. Estetik operasyon mağdurları hergün haberlerde karşımıza çıkan güzellik için hayatını tehlikeye Atan insanlar bu nasıl güzellik dedirtiyor. Eskiden de yöntem farklı olsa da delilik aynı biçimde varmış. Örneğin 19. Yüzyılda güzellik için çok tehlikeli bir zehir olan arsenik sık sık kullanılırmış. Gözlere parlaklık ve yüze kırmızılık kattığı için yaygın kullanılırmış ve kadınlarda guatr hastalığı ve ölümlere sebep olmuştur. Victoria döneminde kadınlar arasında ve özellikle soylu kişilerde moda olan bir yeşil renk icat edilmiş. Sceheele 'nin yeşili adlı bu renk bakır ve arsenik karıştırılarak ortaya çıkıyordu ve bunu giyen duvarlarını boyayan soylu kişiler yıllarca zehirlendi. Yine 1923 yılında gamzesi olmayan kadın güzel değildir düşüncesi hakim olup gamze çıkarıcı alet icat edildi hatta patenti bile alınmıştır. Yüze giyilen yanak ve çeneye tutturulan alet hem çok acı verici hem de uzun süre kullanılması gereken bir aletti. 17. Yüzyılda beyaz ten moda oldu ve insanlar gümüş ve sirke karışımı bir ürün kullanmışlar. Kraliçe Elizabeth gençliğin maskesi unvanına bu karışım zamanla cilt rengini sağlıksız bir sarıya çeviriyordu. Yine 17. Yüzyılda giyilen choppine ayakkabılar neredeyse 50 cm boyunda ve sadece soylular giyiyor bir de bu ayakkabı ile yürümek için hizmetçi tutuyorlardı. Rönesans döneminde doğallık moda olunca uzun yuvarlak alınlar için traş olmuş ve kirpiklerini yolmuşlar biz şimdi uzun kirpik diye deli olurken çok mantıksız geliyor. Yine tuhaf algılar yüzyılı 17. Yüzyılda damarları daha görünür kılmak için kadınlar boyun, omuz, göğüs ve el damarlarını belirgin hale getirmek için mavi kalemle çizmişler. Victoria döneminde doğallık düşüncesiyle yanaklarini ısırıp dudaklarını sıkmaları en anlaşılır hareket sanırım. Günümüzde hala yeri olan sunni benler ise eskiden bir mesaj iletmek üzere icat edilmiş genelde şekline ve yerine göre anlam taşıyan benzer es arıyorum gibi davetkar düşünceleri gizli ifade etmek için kullanılırmış. 1939 yılında ise kadınlar uzaylı gibi bir başlık takarak gezmiş. Bu huni biçiminde yüzü kapatan şeffaf başlıklar ise makyajını yağmurdan korumak için takılırmış.

İnsanın kalbi temiz olsun yeter zaten onun temiz kalbi onun yüzüne yansımıştır.

Bana en saçma ve tuhaf gelen bir kadının makyajsız markete bile çıkamayacağına dair düşünceleri. Tabi nedenlerini araştırıp sormak lazım ama yine de pek anlam veremiyorum.

Ben kadınların bu aydınlatıcı takıntısına ilginç bulmuşumdur.Yüzümüz parladığında yağ veya terden onu silmek isteriz ana aynı işlevi makyaj ürünü yapınca silmek şöyle dursun para veririz üstüne

Bazı Afrika kabilelerinde ağızlarına tepsi gibi bir şey geçiriyorlar böylece dudak ta 30-40 cm gibi bir sarkıt oluşuyor bu sarkıt ne kadar büyük ise kadın o kadar güzeldir.

cevabını okumadım. Beğeniyi sırf emeğin için verdim :smile:

Bazı kabile kadınlarının güzellik anlayışları bana hayli ilginç geliyor. Mesela bazısı daha çocukluk yıllarında boyunlarına bilezik gibi halkalar takarak boyunlarını olabildiğince uzatıyorlar. Bir diğer kabile dudaklarına kocaman bir halka takarak dudağını tepsiye benzetiliyor. Bir başka kabilede zayıf kadın hastalıklı sayıldığı için şişmanlatılmaya çalışılıyor.

Bence botoks gibi estetik operasyonları güzellikten çok yapaylık katıyor insanlara. Onu hiç anlamıyorum. Estetik yaptıran insan güzel gelmiyor bana. Doğallık katmadığı için bir operasyon geçirdiği belli oluyor zaten. Botoks özellikle de, o kadar fazla gerginlik iyi gözükmüyor.

Aklıma direk Güney Kore geldi. Orada ne kadar zayıfsan o kadar güzelsin anlayışı var. Mesela 50 kilonun üstündeki insanlar şişman olarak kabul ediliyor, o kişinin boyu 1.70 lerde olsa bile. Aa tabii bir de ne kadar beyazsan o kadar güzelsin anlayışı var. Zaten oradakilerin %99 u estetik yaptırmış insanlardır. Güzellikle kafayı bozmuş bir millettir.