Yahudi Mistisizmi Kabala Nedir?

Kabala; Yahudi Mistisizm’in en büyük parçasını teşkil eden hem sözlü hem de yazılı bir gelenektir. Kabala kelimesi İbranice bir kelime olup; “vahiy olarak almak, kabul etmek veya almak anlamına gelir. Kabalist dediğimiz Yahudi mistikleri temelde Eski Ahit’in Torah adındaki ilk beş kitabını yorumlarlar ve ona farklı ve gizemli manalar yüklerler. Sina dağında Musa’ya vahyedildiği rivayet edilen Torah adlı metnin yazılı ve sözlü olmak üzere iki şekli vardır.

Kabala’nın İlkeleri

">

Kabalistlere göre evren bir bütündür. Evren; belirli bir düzen halinde sürekli olarak hareket halindedir. Evrendeki her şey yaratıcının bir parçasıdır. Bu yüzden insan da Yaratıcının bir parçası olduğu için ‘Küçük Evren’ olarak nitelendirilir. Evren ve insan Ezeli Işık’tan dağılır, çıkar ve yayılır. Ezeli Işık bir nevi maddenin uhrevi bir parçasıdır. Bu ışık dünyevi olan her şeye nüfuz eder. Tanrının kendini gösterimi bile çeşitli aşamalara bağlanmıştır. On ayrı aşamadan oluşan ‘Sefira’ İbranice’de sayı anlamına gelir.

Kabala’nın Temel Metinleri

">

Kabala üç eski ana metne dayanır. Bunlar Sefer ha Zohar, Sefer ha Yezirah ve Sefer ha Bahir‘dir.12. Yüzyıldaki ‘Parlaklık kitabı’, daha çok Yahudi Mistizmi ve Yahudiliğin genel mistisizmi ile olan yönünü irdeler. Aynı zamanda Eski Ahit’in bir anlamda simgesel, kapsamlı ve geniş bir yorumudur. Aynı zamanda bu eserle beraber Yahudiliğe ‘ruhgöçü[gilgul)’ kavramı girmiştir. Sefer Yezirah olan ‘Yaratılış kitabı’ Kabala’nın daha çok büyü ve evrenbilim(kozmoloji) konularını irdelemiştir. Yezirah ve Zohar kitapları Kabala’nın teorik kısmıyla alakalıdır. Sefer Yezirah; 10. Yüzyılda doğmasına rağmen Orta Çağın sonlarına doğru 13. Yüzyılda gelişmiştir. İbranice ‘yaratma’ anlamına gelir. Aynı zamanda bu eser harfleri ve sayıları bir nevi Tanrı’nın evrendeki sembolleri olarak nitelendirmiştir. Üçüncü ve son kitabımız olan Zohar( İhtişam Kitabı) ise Tanrı kavramı başta olmak üzere Melekler, Ruhlar ve Evrenin kozmolojisi gibi konuları irdeler ve derler.

Yaşam Ağacı; Sefirot

">

Kabala’nı felsefi kökeni de olan Sefirot; büyülü meyveleri olan Tanrısal kökenli bir ağaçtır. Bu meyvelerden sadece tanrı yiyebilir. Ayrıca inanışa göre de almaya çalışan insanlara zarar verir. İbrani Mitolojisinde Yaşam Ağacı; Adem ve Havva kisvesine bürünmüştür. Her on sefira arasında diyagramsal olarak İbrani harfleri ile gösterilen bir bağ vardır. Kutsal kabul edilir. Taç anlamına gelen Keter, Hikmet, Bilgelik ve akıl anlamına gelen Hokhmah, aşlayış anlamına gelen Binah, Merhamet anlamına gelen Hesed, Adalet anlamına gelen Gevurah, Güzellik anlamına gelen Tiferet, Zafer anlamına gelen Nezah, İhtişam anlamına gelen Hod, Temel anlamına gelen Yesod, Krallık anlamına gelen Malkut şeklinde sıralamak mümkündür.

İlk insan Adem’den bu yana insanlar bu bu ağacın özünden gelir. Ancak her nesil zamanla bu özden uzaklaşmıştır. Ancak yakınlaşabilir. Bu öze ulaşmak insanın en büyük gayesidir. Her bir sefira bir sıfattır. Tanrı’nın da bir isimidir ve özelliğidir. Bunların hepsi birleşip kutsal adını oluşturur. Bu özellikler insanda da vardır. Taç hariç hepsi eril veya dişildir. Ağacın sağ dalları eril, sol dalları ise dişil karakterlidir. Eril ve dişil karakterli bu sefiralar bir tür Yin ve Yang gibi zıtlığı da vardır. Sefira arasında dengeye ulaşmak önemlidir. Kabala inancında insan hırs ve arzularından arınarak Tanrı sevgisi ile yeryüzüne ulaşır. İnsanlar bir anlamda evrenin tamamlanmamış bir bütünüdür. Sefiralar evreni mükemmelleştirmek için vardır. Hepsi birer tinsel enerjidir. Aynı zamanda da tanrının Kabalistik tanımlarıdır. İlahi tecrübe olan Kabala ancak bir tür majikal yükleme ile olur. Onu istemesi bilene açık, anlamlı, yoğun ve derindir.

Tanrı Mefhumu
image">image

Kabala İnancına göre tanrı sınırsızdır. Ona çeşitli sıfatlar yükleme ve tanımlamaya çalışmak sınırlama anlamına gelir. Tanrı, tanrıdır. Onu hiçbir şekilde sıfatla kıyaslanamaz. Tanrı hem içkin hem de aşkındır. Bu onu hem yakın hem de uzak yapar. On aşamada salt bilgi olmadan tanrıya ulaşmak hususunda on aşama yaratıldı ve Yaşam ağacı tasarımında buldu.

Ayn, Ayn Sof, Ayn Sof Or
image">image

Ayn; Kabala’da Tanrı aşkının karşılığıdır. İbranice anlamı ise hiçbir şeydir. Tanrı için kullanılıdğı vakit bu kavram ‘var oluşun ötesinde’ anlamına gelir. Yani bir nevi yokluktur. Tanrı Ayn’dir. Mutlak yoktur. ‘Ayn Sof’ kavramı ise sonu olmayandır. Bu da bir manada mutlak her şeydir. Bu Kabala’da Tanrı, Tanrıyı görmek istedi şeklinde yorumlanır. ‘Ayn Sof or’ ise sonsuz ışıma demektir. Bu da tanrının ilk ve en ilkel halidir. Tanrısal görünümdür.

Dört Dünya

">

Kabalizm’e göre evren dörde ayrılır. Bunlar Dört dünya adını almaktadır. Azilut, Beriyah, Yezirah ve Asiyah şeklindedir. Bu sıralama önem ve parlaklık sıralamasıdır. Maddesel yoğunluk Azilut’tan Asiyah’a doğru gittikçe azalır. Bu dört dünya Yaşam ağacının farklı yerlerine düşmektedir. Ayrıca ruhun dört düzeyi de bu dört yanıyla ilgilidir. Hayah, Azilut’a; Neşemeah, Beriyah’a; Ruah Yezirah’a; Nefeş ise Aziyah’a şeklindedir. Kabala’da Ruh ve beden ikiliği vardır. İyi ve sağlıklı bir vücut ruh ve bedenle bütün halindedir. Hastalanıldığı zaman Bütünleşme parçalara ayrılır. Ruh ve bedenin en güçlü ayrılığı Kabala öğretisine göre ölümdür. Eğer kişi bütün maddesel varlığından ayrıldığı vakit Tanrı ile bir bütün olabilir. Ve erişebileceği en yüksek mertebeye erişir.

Adam Kadmon

">

Bu dört dünyanın dışında ötelerin dünyası olan ‘Adam Kadmon’ vardır. Burada insan ve tanrı ruhu aynıdır. Soyut bir dünyadır. Tanrı Adam Kadmon’u kendi suretinde yaratmıştır. Aynı zamanda bu kavram bir manada ilk insanı temsil eder. Zaten ‘Adam’ İbranice^de aynı, gibi benzer suretinde anlamına gelir. Diğer dört dünya var iken Tanrı’nın dileği ile yaratılan bir dünyadır burası. Bu dünyada tanrı insan, insan da tanrıdır.

Sonuç

İnsanın nasıl yaratıldığı ve var olduğuna inandığı yüksek varoluş katmanlarını açıklamaya çalışan felsefi bir öğretidir. Öne sürdüğü kavramlar ve tezler de hem uhrevi hem de üzerinde yaşadığımız maddi dünyayı açıklamaya çalışır. Bunların bir bütün olduğunu öne sürür. Beş duyumuzun algılamadığı âlemlerle de ilgilenir. Diğer benzer Semavi dinlerin öğretilerine yakın olduğu noktalar olsa da özünde temel farklılıklar da vardır. Hatta çoğu noktalarda Musevilikten ayrılır