Yahudiler neden müslümanlar tarafından sevilmez?

Yahudiler neden müslümanlar tarafından sevilmez? Bu sadece inanç yüzünden midir yoksa tarihe dayalı başka sebepleri varmıdır?

Yanlış yapan insanı kimse sevmez bu herkeze göre goreceli bisidir onlar bizim yanlış dine taptimizi sanıyor bizde onların empati denilen şey öğrenildi zaman kötülük zulüm olmaz bunun din ve ırka karışması kadar saçma bişi olamaz yanlış yapan türk kurt yahudi zenci kötü insan kötüdür

İslam inancına ters bir Yahudi inancı vardır. İslamiyete her insan birbirine eşittir. Yani kimse kimseden üstün değildir, üstünlük takvadadır. Oysa Yahudi inanışına göre Yahudiler üstün ırktır. Ve Yahudi haricindeki tüm diğer insanlar hayvan olarak görülmektedir. Dünyanın efendisi olarak kendilerini kabul etmektedirler. Ayrıca diğer tüm insanların kanları, canları ve malları Yahudilere helaldir anlayışı hakimdir. Oysa İslam inancında her insan eşittir, hiçbir insan zorunlu olmadıkça bir diğer insanın ya da canlının canını alamaz, cinayet işleyemez. Ve bir de İslam inancına göre kıyamet Yahudilerin üzerine kopacaktır. Çünkü Yahudiler lanetlenmiş insanlardır.

çünkü onlar zamanında çok kötülük yapmışlardır.adi üstünde yahudi oldukları için yahudiler sevilmemektedir.cunku onlar birçok kötülük yapmışlardır.yahudiler dini müslüman değildir. Gavur oldukları için müslümanlar tarafından sevilmezler.

Yahudiler,tarih boyunca Müslümanlara eziyet etmişlerdir.Ortadoğu topraklarına İslamiyet’in yayılmasından sonra,Büyük İsrail projesini hayata geçirmek isteyen yahudiler,bu projedeki toprakları işgal edip,burada yaşayan müslümanlara eziyet etmişlerdir.Paradan çok iyi anladıkları için,genellikle çok zengindirler ve bu ekonomik güçleriyle büyük ülkelerin üzerine hep söz sahibi olmuşlardır.Bu yüzden büyük devletlerin desteğini arkalarına almışlardır.

Müslümanların iyi niyetlerini kullanıyorlar.Sonra da bütün nimetlerinden faydalanıp,kendilerini üstün görüp kibirleniyorlar.Bütün Dünya onların sanırlar.Böyle kibirlileri kim sever ki zaten.Peygamber zamanında da Yahudiler vardı,fakat onlar iman etmeseler bile,Peygambere saygı duyarlardı.Şimdi kim kime saygı duyuyor belli değil.Teşekkürler.

İslam dini herhangi din mensubuna düşman değil.Bu gerek yahudi gerek hristiyan gerekse diğer dinlere mensup hiç kimseye düşman değildir.Yahudiler bozguncu millet olduklarından,maddi zenginliğinde verdiği şımarıklık yüzünden tarih boyuncu Müslümanların arasını bozmak ve eziyet etme suretinde gösteriyorlar.Zira bir hadisede şöyle geçer;Medinede evs ve hazrec kabileleri vardır ve bu kabileler kendi aralarında kan davaları vardır.Peygamber Efendimizin Medine ye gelip bu iki kabileyi kardeş ilan ettiğinde Medine de sulh devri başlamış.Ama bu durumdan yahudiler tabiiki hoşnut değildir.Evs ve Hazrec kabilesi mensubu kimseler bir arada sohbet ederken yahudi bir kimse bu adamların yanına gelerek bu iki kabileden birisini övmüş diğerini mahcup etmiştir.Övmesi bu kabileler önceden savaş yapmış birisi kazanmış biriside kaybetmiş kazananı öven şeyler söylemiş.Tabi bu durumdan övülen kişinin hoşuna gitmiş mahcup düşürülen kimse yahudiye karşı çıkmış ve yahudiyi göndermiş.Tartışma bu seferde bu iki kişi arasında başlamış.Tartışma ilerlemiş kılıçlar birbirine çekilme durumuna gelmiş.Bu durumdan Peygamber Efendimizin haberi olunca derhal olay yerine gelip bu iki kabile mensuplarını ayırmış ve nasihat etmiş ve büyük bir savaşı engellemiştir.Yani bu olayda yahudi ortalığı karıştırıp kaybolmuş.Ki Kuran-ı Kerim de de Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin denmiştir.Şimdiki zamana da bakılınca Kudüsde olan durumlardan sorumlu olan kişi yahudilerdir.Her türlü bozgunculuğu ve işkenceyi müslümanlara yapmıştır.

İslam dini kardeşlikten, barıştan yana bir dindir. Fakat yahudiler kendileri diğer insanlarda üstün gördüğünden dolayı islam diniyle uyuşmamaktadır. Ayrıca yahudiler müslümanlara büyük eziyetler yaptığından müslümanlar tarafından sevilmemektedir.

Dinlere her zaman saygı duyulmalıdır. Herkes istediği sevdiği dini savunabilir elbet lakin karşıdaki din mensuplarına da saygılı olmalıdır. Islâm dini, hoşgörülü bir dindir. Her din mensubu da öyle olabilir. Kısacası, herkes herkesi sevmek zorunda değil ama saygı duymak zorundadır.

Yahudi olunmaz Yahudi doğulur inanışı yüzünden Yahudiler Müslümanları sevmez. Müslümanların genel bir sevmeme durumunu bilmiyorum şahsen.

Aslında durum tam olarak öyle değil esasında Yahudiler, Müslümanları sevmezler. Kendilerini üstün bir ırk olarak görürler ve daha ilkokulda, sadece Müslümanlara değil Hristiyanlara karşı da çocuklara nefret aşılarlar, görüldüğü yerde öldürülmeli memleketleri ele geçirilmeli gibi söylemlerle bilinçlerini doldururlar.

Müslümanlar her dine saygılı olmak zorundadırlar ancak o dinin mensuplarını sevmek, arkadaş olmak, onlarla vakit geçirmek zorunda değillerdir. Yahudileri sevmeyen Müslümanların en temel sebebi, kendi kutsal yasaklarını dahi çiğneyen, kafalarına göre değiştiren ve yorumlayan, kural tanımaz, barbar bir topluluk olmalarıdır.

Kendi kitaplarında öldürmeyin dediği halde, sadece görünürde binlerce insanı katleden bir millettir. Ayrıca dünyanın her tarafına sızarak çeşitli oyunlar, komplolar kurarak çıkardıkları savaşlar yüzünden sebep oldukları ölümler saymak ile bitmezler. Böyle bir topluluğu sevebilecek biri varsa ya insanlıktan çıkmışlardır ya da kendi çıkarlarına da hizmet ettiğinden onların yakınında dururlar.

Yahudilerin, Haradiler adı verilen oldukça dindar bazı inançlarıyla İslam itikadına da benzeyen ama daha içe kapalı ve oldukça katı prensipler altında yaşayan, dış dünyadan ve teknolojiden tamamen soyutlanmış bir topluluğu vardır. Bu insanların İsrail’de nüfusu oldukça fazladır ve gün geçtikçe artmaya devam eder. Hatta bu insanlar askerlikten muaf tutularak, devlet tarafından da sırf dinlerini yaşamaları ve dini çalışmalar yapmaları amacıyla teşvik edilerek para desteği almaktadırlar.

Tabi ki dinini bu şekilde yaşayan insanlara da saygı duymak zorundayız. Çünkü bu topluluk dış dünya da gördüğümüz Yahudilere benzemezler ve kendi içlerinde yaşayan zararsız insanlardır.

Genel olarak yahudiler müslümanları sevmezler çünkü müslümanları yönetmek ve kandırmak isterler,yahudiler dünyayı yöneten aileler arasında çok var dünyaya egemen olmuş durumdalar,müslüman topraklarını sömürdükleri için müslümanları da birbirine düşürdükleri için pek hazetmezler.Oldum olası böyledir savaşların bile ne zaman olacağına yahudiler karar verir.

İslam-Yahudi ilişkileri MS 7. yüzyılda Arap yarımadasında İslam’ın kökeni ve yayılmasıyla başladı. İki din benzer değerleri, kuralları ve ilkeleri paylaşır. İslam, Yahudi tarihini de kendi bir parçası olarak birleştiriyor. Müslümanlar İsrail Çocuklarını İslam’da önemli bir dini kavram olarak görüyorlar. Yahudiliğin en önemli peygamberi Musa da İslam’da bir peygamber ve elçi olarak kabul edilir. Musa Kuran’da diğer tüm bireylerden daha fazla bahsedilir ve hayatı diğer peygamberlerinkinden daha fazla anlatılmakta ve anlatılmaktadır. Kur’an’da (bireysel peygamberler hariç) İsrailoğullarına ve hadislerde birçok referans vardır. Daha sonra hahamilik yetkililer ve Maimonides gibi Yahudi akademisyenler, İslam ve Yahudi hukuku arasındaki ilişkiyi tartıştılar. Maimonides’in kendisi, İslami yasal düşünceden etkilendiğini iddia etti.

İslam ve Yahudilik, İbrahim aracılığıyla Orta Doğu’da ortak bir köken paylaştıkları için, her ikisi de İbrahim dinleri olarak kabul edilir. Yahudilik ve İslam arasında birçok ortak yön vardır; İslam, temel dini görüşü, yapısı, içtihadı ve pratiğinden Yahudilikten güçlü bir şekilde etkilenmiştir. Bu benzerlikten ve İslam kültürü ve felsefesinin İslam dünyasındaki Yahudi cemaati üzerindeki etkisiyle, takip eden 1.400 yıl içinde iki inanç arasında önemli ve sürekli fiziksel, teolojik ve politik çakışma olmuştur. İlk İslam Vakıf bir Yahudi Haham Mukhayriq tarafından bağışlanmıştır. Ve 1027’de, bir Yahudi, Samuel ibn Naghrillah, Granada Taifa’nın baş danışmanı ve askeri generali oldu.

İslam’ın ilk günlerinde, İslami kaynaklara göre, bir Yahudi kabilesinin (bkz. Banu Qurayza) erken Müslümanlarla barış antlaşmasını bozduğu ve 700’den fazla Yahudi’nin idam edilmesiyle sonuçlandığı iddia edildi. Hayatta kalan kadınların çoğu daha sonra Müslüman askerler tarafından alındı; Bunlardan biri, kocası Kenana ibn el-Rabi de öldürülen Safiyya bint Huyayy, Muhammed tarafından eşi olarak alındı. 1033 Fez katliamı, 1066 Granada katliamı ve 1834 Safed yağmalaması gibi Yahudilere yönelik önemli zulümler vardı. 19. yüzyılın sonlarında, Siyonist hareket, tarihi İsrail’de, aynı zamanda Kutsal Toprak olarak da bilinen Zion olarak da bilinen tarihi Filistin toprakları içinde bir Yahudi vatanını yeniden kurmaya çalıştı. Bu, Filistin Yahudileri ve Filistinli Araplar arasında gerilimler yarattı ve 1947’den başlayarak bir iç savaş ve ardından birçok Filistinli Arap ve Müslüman ülkelerden birçok Yahudi’nin göçüne yol açtı. 1948’de İsrail devleti ilan edildi ve bağımsızlık ilanından kısa bir süre sonra Arap Devletleri, İsraillilerin muzaffer olduğu İsrail’e savaş ilan etti. 1948 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra, Arap Devletleri ile İsrail arasında on iki savaş daha yapıldı. Arap-İsrail çatışması İslam-Yahudi ilişkilerini ciddi şekilde zayıflattı.

Çünkü yahudileri sevmememizi kuran bize emretmektedir. Yahudilere Allah çok fazla nimet vermiş ama onlar her seferinde nankörlük yapmıştır. Hergün her rekatta okuduğumuz gazaba uğrayanları değil yani gazaba uğrayanların yoluna iletme diye dua ediyoruz. Burda gazaba uğrayanlar olarak zikredilen yahudilerdir.

Yavuz Sultân Selim Han Hazretlerine, Hıristiyan’ın biri sekiz sene hizmet etmiş. O kadar güzel hizmet etmiş ki, ancak o kadar olur. Yavuz Sultân Selim Han bir gün çağırmış, demiş ki:
Bak, seni azâd edeceğim, Sana para da vereceğim. Padişâh sözü de veriyorum. Bana doğruyu söyle, en ufak bir zarar görmeyeceksin. Buyur sor Padişâhım! diyor.
Yavuz Sultân Selim Han;
Benim Peygamberim Sallallâhû teâlâ aleyhi ve sellem buyuruyor ki; bir Yahudi ve bir Hıristiyan size hizmet ederse, fırsat buldukları an, size hıyânet ederler! Sende hiçbir hâinlik görmedim ama yaptığın bir ihânet varsa ben bileyim de, Aleyhisselâtû Vesselâm Efendimizin mucizesini gözümle görmüş olayım, söz veriyorum, zarar görmeyeceksin!
Padişâhım diyor, sekiz senedir sana getirdiğim abdest suyuna, işemeden getirmedim!
Sultân Selim Hân da diyor ki: Allahü tealaya yemin olsun ki, senin getirdiğin abdest suyu ile hiç abdest almadım! Haydi, serbestsin, git.