Yer altında yaşamak zorunda kalsaydık hayat nasıl olurdu?

Nükleer ya da biyolojik tehlikeden ötürü insanlar yıllarca yer altındaki sığınaklarda yaşamaya mahkum kalsaydı, orada hayat nasıl olurdu arkadaşlar?

Zor olurdu ama mecbur kaldığımız için alışmaya çalışırdık heralde, orada da aynı şekilde ihtiyacımızı karşılayacak dükkanlar, vs gibi yerler açılırdı, artık orada yaşamak zorunda kaldığımız için orayıda bir yaşam yeri haline getirmeye çalışırdık.

Zor olurdu. Güneş ışığının olmadığı bir dünya hayal etmemizi istiyorsun. Ama yaşamsal faaliyetlerin çoğu, evrendeki nizama bağlı döngüyle sağlanıyor. Öncelikle yaşamsal faaliyeti sürdürmeyi sağlayacak olan besin üretimine bir çözüm gerekli, İnsan vücudunun %70 ini oluşturan suyun kaynağına ulaşmak gerekiyor. Yeraltında meteorolojik olaylardan da bir haber olacağımız için besinlerinde suya ihtiyacı olacaktır. Eğer sadece yaşamsal faaliyet olarak bahsediyorsan, yer altından yerin üst katmanına çıkmak oldukça zor bence.

Yer altındaki sığınaklarda yaşamaya başlamak, kısa süreli olursa sıkıntı olmaz ancak uzun vadede güneşten uzak kalmak hastalıklara yol açar. Yiyecek sıkıntısı olur. Güneş olmayınca hiçbir ürün de elde edemeyiz. İnsan türü karanlığa uyum sağlayamazsa sağlık sorunları ile karşılaşır.

İnsanlar ona da alışırdı. Artık modern çağın insanı hayatını dört duvar arasında teknolojik aletlerin başında geçirdiği için herhangi bir sıkıntı olmazdı. Ancak insanın ruhu çekilir ve psikolojik sorunlar ile hastalıklar toplumsal bağlamda artış gösterirdi.

İnsanlar kapalı ortamda yaşayabilecek canlılar değil, yeraltında yeterli güneş ığığı alınamadığı için D vitamini eksikliğinden muzdarip olmaya başlarlar. D vitamini insan vücudunun bir çok sistemiyle bağlantılıdır; kemikler, kaslar ve hatta tansiyonun düzenli olmasına katkı sağlar. Ayrıca D vitamini kilo vermeye yardımcı olduğu kadar, kalp hastalıkları ve MS riskini azaltır. Güneş ışığı, insanlara gereken D vitaminini %80-85 oranında sağladığı için, bunun noksanlığı ortalama bir seneden sonra, zayıf hatta kırık kemiklere, kas ağrılarına, zayıflamış bağışıklığa ve saç dökülmesi gibi risklerlerle karşılaşılmasına sebep olur. Obez, yaşlı, kronik hastalar, hatta ergen yaşlarda olanlar D vitamini eksikliğinden ilk muzdarip olacak kitlelerdir. Hadi diyelim tüm dünya nüfusunu yer altında yaşayacakları bir sisteme dahil ettik, ilk birkaç senede, zaten kritik olanlar ya hızlı şekilde popülasyondan azalacaklardır ya da popülasyonun bakımına muhtaç hale geleceklerdir. E tabi bir yandan da kritik olanlar dışındakiler de D vitamini eksikliğinden, bu geçen ilk senelerde kritik olanlar ile aynı duruma düşeceklerdir.
Bu arada!
Nükleer yahut biyolojik bir durum karşısında insanlar yeryüzünde yaşayamayacak hale gelirse! Zaten ani bir toplu dünya nüfusu azalımı olmuş demektir. Bilmiyorum 10 kişinin bile, sadece solunumunu yer altında bir kaç sene yaşamını idame ettirecek sistem var mıdır? Hadi uzay üssü gibi yer altına kurulmuş sistem de farz edelim! Kimlerin bu tür alanlarda yaşamalarına izin verilir? Nükleer ve veya biyolojik felaketten kaçtık diye ailecek çoluk çocuk gidip yerleşebilir miyiz?

Yer altında yaşama konulu birçok filim çekildi. Bunlarda baz alındığında zor bir yaşam insanları bekleyebilirdi. Güneş girmeyen eve doktor girmez atasözümüzden de yola çıkmak üzere güneş görmeyen ortamlar pek sağlıklı olmazdı. İnsanlar karanlıkta yaşamak zorunda bırakılırdı. Yeme içme gibi durumlarda sorunlar yaşanabilirdi ve bunun da beraberinde getirmiş olduğu psiko-sosyal sorunlar meydana gelebilirdi.

Hiç iyi olmazdı zaten yeryüzünde bir kaos var orda kaos daha çok olurdu insanlığımızdan çıkabilirdik